Jump to content

Liderlik Tablosu


Popular Content

Showing content with the highest reputation since 27-02-2019 tüm alanlarda

  1. 3 points
    Termitler Termitler (Isoptera), termit ya da akkarınca, beyaz karınca adını alırlar. Özellikle tropiklerde ve subtropiklerde odunları ve organik kökenli diğer maddeleri yiyerek büyük zarar vermeleri ile tanınırlar. Işıktan kaçarak ve saklanarak yaşadıkları için, meydana gelen zarar her şey bittikten sonra anlaşılır. Dünyada yaklaşık 3000 termit türü bulunur. Türce en zengin kıta Afrika'dır. Yağmur ormanlarında yoğunlaşmışlardır. Türkiye'de ancak üç türü bulunmaktadır: Kalotermes flavicollis, Reticulitermes lucifugus ve Anacanthotermes ubachi. Kral ve Kraliçe Adayı Termitler Kral ve kraliçe adayı termitlerin bedenleri siyaha çalan kahverengi tonundadır. Bu termitler vücutlarının iki tarafında yer alan eşit kanatlara sahiptir. Bu özellik, aynı zamanda onları diğer koloni üyelerinden ayıran en önemli farklardan biridir. Kraliçe ve kral adayı termitleri kolonideki diğer üyelerden ayıran başka bir özellikleri de görme yeteneklerinin ve üreme kabiliyetlerinin olmasıdır. Üreyebilen bu üyeler, bir veya iki yılda bir ve sadece yılın belli bir zamanında gelişir. Kanatlı kraliçeler çiftleşme mevsiminde kolonilerini terk ederler. Güçlerinin simgesi olan kanatlar yeni koloni kurmalarında bir yardımcıdır. Kral ve kraliçe adayı olan termitler, yuvadan ayrılacakları güne kadar kendi karanlık bölmelerinde bekler. Bu, koloninin güvenliği ve kolonide kargaşa çıkmaması bakımından önemlidir. Kolonide birden fazla kral ve kraliçe adayının dolaşması, disiplinin bozulmasına ve koloni içinde karmaşa doğmasına neden olacaktır. İşte bu nedenle işçi termitler, yuvada sadece bir tane kral ve kraliçe bulunması için geniş çaplı önlemler alır. Yeni kral ve kraliçe adaylarını kendi bölmelerinde kapalı tutmak bu önlemlerden biridir. Ancak vakti geldiğinde yeni adayların bölmelerinden ve yuvalarından dışarı çıkmaları gerekmektedir. Kral ve kraliçe adaylarının yuvadan çıkışları, işçilerin yaptığı özel tüneller vasıtası ile gerçekleşir. Böylece yeni kral ve kraliçe adayları koloni içine girmeden dolayısıyla hiçbir kargaşaya yol açmadan yuvayı terk ederler. Bu terk ediş ilk yağmurların yağması ile gerçekleşir. Çünkü yağmurlarla birlikte genç adayların kanatları gelişir ve tünellerden geçerek bir daha geri dönmemek üzere uçabilirler. Kral ve kraliçe adaylarının uçma kabiliyetleri zayıftır. Bu nedenle rüzgarla taşınmadıkları takdirde yuvadan 500 metre öteye dahi gidemezler.Uçarlarken birçoğu kuşlar ve sürüngenler tarafından öldürülür. Hayatta kalmayı başarabilenler ise uçuştan sonra kanatlarını atarlar ve yeni bir koloni oluşturmak için gizli bir yuva inşa ederler. Kral ve kraliçe olarak olgunlaştıklarında ömür boyu sürecek bir evliliğe başlarlar ve koloninin kurulması için ürerler. Koloni içindeki bütün işlerde olduğu gibi bu durumda da her termit kendi sorumluluğunu çok iyi bildiği için hiçbir zaman isyan çıkmaz. Hiçbir zaman aday termitler koloniyi terk etmezler. Görevlerinin bilincindedirler ve yeni koloniler oluşturmak için gerekeni yaparlar. Koloni İçin Kraliçenin Önemi Kraliçe termiti diğer termitlerden ayıran özelliklerin en belirgini kraliçenin kanatlı olmasıdır. Kalıcı olmayan bu kanatlar kraliçenin gücünün simgesidir. İlkbaharda yeni koloni kurmak için harekete geçen yetişkin kraliçe termit, yuvadan çıkarak kralı aramaya başlar. Bunu yaparken de vücudundaki salgı bezlerini kralı kendine çekebilmek için kullanır. Kraliçe termit kısa bir uçuş yaptıktan sonra yere iner ve gövdesini yukarı kaldırıp salgı bezlerini çalıştırır. Sırtında bulunan salgı bezlerinden biri, erkek termiti 20 cm. mesafeden kendisine doğru çekecek bir sıvı, göğsündeki salgı bezleri ise 3 cm. mesafeye kadar etkili olan bir başka sıvı (feromon) salgılar. Kral ve kraliçe bir araya geldikten sonra çiftleşebilecekleri uygun bir ortam ararlar. Tünel kazarak bir çiftleşme odası hazırlar ve daha sonra yuvalarını inşaya başlarlar. Kraliçe önce 5 yumurta yumurtlar. Bu yumurtalardan çıkan termitler, kral ve kraliçe tarafından yetiştirilen ilk işçi termitler olurlar İlk başta diğerleri gibi bir görünüşe sahip olan kraliçe zaman içinde dev bir termit haline gelir. Hareket edemeyecek kadar büyüyen kraliçenin bütün bakım sorumluluğunu işçiler üstlenirler. Kraliçe ve İşçi Termitler Arasındaki Bilgi Alışverişi Kraliçe, yuvadaki termitlerle direkt olarak görüşmemesine rağmen yuvadaki tüm ihtiyaçları bilir. Hatta kraliçe, yumurtlama döneminde 14 cm'ye ulaşan dev gövdesi ile kıpırdamadan yatarken dahi yuvadaki eksikliklerin tümünü yuvada herhangi bir karışıklık olup olmadığını, hangi türde elemana ihtiyaç olduğunu vs.- bilir. Resimde kraliçe termit ve çevresindeki işçi termitler görülmektedir. Sürekli yumurtlayan kraliçeyi işçiler besler. İşte bu besin alış-verişi sırasında kraliçe kolonide olup bitenlerden haberdar olur. Daha önce kraliçenin işçi termitler tarafından beslendiğinden bahsetmiştik. İşte bu beslenme sırasında, kolonide olan biten her şey kraliçeye kesintisiz olarak aktarılır. İşçi termitler bu bilgileri verirken salgılarını kullanırlar. Bütün termitler vücutlarında özel bir salgı üretirler. Bu salgı, koloninin durumu hakkında kraliçe termite bilgi verir. Bir işçi termit kraliçeyi beslediğinde, kraliçe o anda koloni içinde neye ihtiyaç olduğunu anlar. Örneğin bir mücadele sırasında asker kaybı olmuşsa kraliçe, kendisini besleyen işçinin salgıladığı kimyasallardan bunu haber alır. Eğer çok sayıda asker termit yitirildiyse kraliçe ilk tedbir olarak genç termitlerin asker termitler olarak büyümesini sağlayacak kimyasal bileşiği salgılar ve bu salgıyı işçi termitler aracılığı ile yeni genç bireylere gönderir. Böylece genç termitlerin hangi gruba dahil olacakları belirlenir. Bir salgının ne içerdiğini bilmek için öncelikle o sıvının analizi yapılmalıdır. Böyle bir işlemi yapmak için öncelikle bir laboratuvara ihtiyaç vardır. Analizi yapılacak sıvının içeriğine göre, gerekli teçhizatın tam olması gerekir. Elbette ki analizi yapacak kişilerin de bu konuda bilgi sahibi olması hatta eğitim almış olması gerekir. Kraliçe termit, vücudundaki sıvıların analizini bütün ömrü boyunca hem de çok kısa bir sürede yapar. İhtiyaca uygun sıvıyı salgılayarak kolonideki yüzbinlerce termitin yaşaması için gerekli olan organizasyonu sağlar. Kraliçenin salgıladığı maddeyi alan termitler de salgının içeriğini bilir ve salgıda saklanmış olan şifreyi çözerek hareket edebilirler. Dolayısıyla aynı analiz bilgisine kolonideki diğer termitler de sahiptir. İşte bu, termit kolonilerindeki mucizevi olaylardan biridir. Termit kolonilerindeki bireylerin hangi kasta bağlı olacakları yani koloni içinde ne tür bir görev alacakları doğum anında belli değildir. Doğduklarında tüm larvalar birbirlerinin aynıdır. Larvaların görev ve sorumlulukları, koloninin o anki ihtiyacına göre, kraliçe tarafından salgılanan kimyasal salgının işçi termitler aracılığıyla larvalara ulaştırılmasıyla belirlenir. (bu olay karıncalarda da benzerlik gösterir.) Kral termit (yandaki koyu renkli olan) diğer koloni üyelerine göre iri bir cüsseye sahiptir ve her zaman kraliçenin yanında bulunur. İşçi termitler hem kralın hem de kraliçenin bakımını eksiksiz olarak yaparlar. İşçi Termitler Bütün yuvanın bakımını üstlenmiş olan işçi termitler kısır, kör ve kanatsızdırlar. İşçi termitler yumuşak vücutlu ve krem renklidir. Bir yılda ergin hale gelirler. Yaşam süreleri ise 3 ile 5 yıl arasında değişir. Yuvanın üreme ve savunma dışındaki tüm işlerini işçi termitler yürütür; termit yuvalarının inşası ile işçiler ilgilenir, zamanı geldiğinde yuvayı genişletme ve onarım gibi işlemlerle ilgilenenler de işçi termitlerdir. Larvaların kendi kendilerine yeter hale gelene kadar bakıma ihtiyaçları vardır; ayrıca kendi ihtiyaçlarını karşılayamayan kraliçe termitin de çeşitli konularda bakıma gereksinimi vardır; bütün bunlarla ilgilenenler yine işçi termitlerdir. Bazı termit türleri besin olarak mantar tüketir. Mantarların üretimini de yuvalarında kendileri yaparlar. Bu üretimi yapanlar yani koloninin çiftçileri de yine işçi termitlerdir. Kısacası kolonideki günlük her türlü ihtiyaç işçi termitler tarafından temin edilir. Termit yuvalarında çok sayıda işçi çalışır. üstteki resimde larvaların bakımı ile ilgilenen, alttaki resimde ise mantar yetiştiren işçiler görülmektedir. Yuvanın inşası ve tamiri, yumurtaları, yavruları ve kraliçeyi korumak ve onların bakımıyla ilgilenmek ve yiyecek temini gibi işlerin tümünü işçi termitler yapar. Asker Termitler Asker termitler savaşmaya uygun ağız yapıları ile yuvayı korumak için yaratılmışlardır. Her termit türünün asker üyeleri kendilerine özgü stratejiler kullanarak savaşırlar. Ortak noktaları ise saldırıyı püskürtene kadar vazgeçmemeleridir. Asker termitlerin tek görevleri koloniyi savunmaktır. Termit kolonisinin bu küçük boyutlardaki savunma ordusu, yuvayı korumak için her türlü tehlikeyi göze alır ve hatta canlarını bile verirler. Asker termitler için düşmanlarının büyüklüğü önemli değildir. Asker termitlerin türlere göre değişik vücut yapıları vardır ancak bunların tümü, görevlerine son derece uygun bir tasarıma sahiptir. Örneğin; ustura keskinliğinde dişleri olan Afrika termitleri, Güney Amerika'da yaşayan ve düşmanlarını güçlü çeneleriyle öldürmek için gövdelerinden daha uzun alt çeneleri olan karemsi başlara sahip termitler, Malezya'da yaşayan ve canlı bir bomba gibi patlayarak saldırganı sarı renkli koyu bir sıvıyla boğan termitler gibi... İstisna olarak Afrika ve Güney Amerika'daki bir termit türünde ise işçi termitler farklı şekilde koloniyi korur. Bu işçiler, bağırsaklarında bulunan sıvıları saldırgana fışkırtırlar; ancak bu hareketlerinin sonucunda kendi iç organları parçalanır ve ölürler. Hemen hemen tüm asker termit türleri çok büyük ve kaslı çenelere sahiptir. Bu çeneleri, saldırı anında düşmanı ısırmak ve parçalamak için kullanırlar. Asker termitlerin çenelerinin büyüklüğü, birbirlerine genel olarak benzemesine rağmen kafa yapıları türlerine göre farklılıklar gösterir. Hatta bu farklılık bazen oldukça dikkat çekicidir. Bazı askerler uzun burunludur, bazı türlerde ise asker termitler güçlü ve sert bir kafaya sahiptir. Bu yapı farklılıkları nedeniyle termitlerin savaş teknikleri de farklıdır. Örneğin uzun bir burun yapısına sahip olanlar, burunlarını kullanarak saldırganlara yapışkan bir sıvı fışkırtırlar. Güçlü ve sert bir kafaya sahip olanlar ise tehlike anında kafalarını yuvada açılan deliklere sokarak düşmanın yuvaya girişini engeller. Böylece kendi bedenleri ile geçilmez barikatlar oluştururlar. Askerlerin kapsüle benzeyen kafaları kendi cüsselerine göre oldukça iridir. Bu hantal görünümlerine rağmen kendilerinden hiç beklenmeyecek bir savunma yeteneğine sahiptirler. Yuvalar Yanda bir termit yuvasının mimari planı görülmektedir. Yuvadan alınan dikey kesite bakıldığında, tam ortada kraliyet odası ve onun da etrafında irili ufaklı birçok odanın yer aldığı görülmektedir. Termit yuvaları, tropik bölgelerin sürekli değişen olumsuz dış şartlarını çok iyi izole eden bir tasarıma sahiptir. Yuvadaki sıcaklık ve nem oranı, yuva dışındaki şartlar ne olursa olsun sabittir, değişmez. Termitler, yuvadaki yalıtımı sağlayabilmek için adeta betonlaşmış sert bir tabaka ile bir tepeye benzeyen yuvalarının üzerini örterler. Yuvadaki sıcaklığın sabit olması özellikle yumurtalar için büyük önem taşımaktadır. Bu çatı sayesinde termitler, büyük dikkat sarf etmek zorunda oldukları yumurtalarının muhafazası için gerekli olan sıcaklığı da sağlamış olurlar. Çatı, koloniyi diğer canlıların saldırılarından da korur. En dış duvarlarda oldukça sert ve sağlam, kıvamlı malzeme kullanılırken iç galerilerde çok daha yumuşak adeta kartonsu bir madde kullanılır. Görüldüğü gibi termitler, yuvadaki ısının sabit kalması gerektiğini ve bunun için yalıtımın en iyi şekilde nasıl sağlanacağını bilmektedir. Düşmanlar tarafından saldırıya uğrama ihtimali olan bölgelerde hangi malzemenin kullanılacağından da haberdardırlar. Bunlardan başka, yuvanın ısısını ölçme kabiliyetine sahip olmaları da termitleri mucizevi canlılar yapan özelliklerdendir. Tam merkezdeki bu odalarla kalın ve sert dış duvar arasında dar hava boşlukları vardır. En altta ise adeta mahzen gibi bir hava boşluğu vardır. Merkezi yapı koni şeklindedir ve bu şekliyle tüm yuvayı destekler. Ayrıca yuva dikey desteklerle de donatılmıştır. Bir diğer hava boşluğu ise bu koni şeklindeki merkezi yapının üzerinde adeta bir baca gibi yükselir. Yuvanın dışı ise yukarıdan aşağıya doğru iç galerilere açılan kılcal kanallarla donatılmıştır. Bu ince kılcal kanallar aynı zamanda yuvaya destek verir. Termitlerin geçemeyeceği kadar dar olan bu kanallar, yuva içindeki gazın değişimini sağlayacak bir sistem gibi işlev görür. Aynı zamanda bu kanallar, yağmurun yuvaya girmesini önleyen ince çatılarla korunur. Mevcut kanallar adeta bir kol gibi incelerek üstteki hava boşluğundan aşağı doğru uzanır ve daha küçük kanalcıklara ayrılırlar. Bunlar daha sonra bir kanal gibi tekrar birleşir ve ilk çıktıkları hava mahzenine giden bir yol oluştururlar. Macrotermes Bellicosus türünden yaklaşık bir milyon termitin bir arada yaşadığı yuvanın kesiti. 1- Yeraltı yuvası destekli bir sütunun üzerine yapılmıştır. 2- Üstünde sarmal bir temel bloku vardır. 3- Daha yükseklerde larvaların bırakıldığı bölmeler bulunur. 4- Mantar bahçeleri 5- Besin depoları 6- Kraliçenin odası 7- Yuvanın merkez bacası 8- Yan bacalar: sıcaklık kontrol ve hava değişimi sistemleri 9- Yeraltına açılan tüneller. Termitler, bu tüneller yardımıyla nem kaybetmeden yiyecek ve yapı malzemelerini bulup yuvaya getirebilirler
  2. 3 points
    TERMİTLER 101 Kendileride tıpkı karıncalar gibi zar kanatlılardan olup karıncalarla çok fazla benzerlik gösterirler fakat karıncalara nazaran daha ilkeldirler diyebiliriz(evrimsel olarak bilgim yok fakat özellik bakımdan daha ilkeldirler örnek olarak arılar karıncalardan evrimsel olarak daha ilkel olmasına rağmen arılar fiziki olarak daha avantajlıdır) genel uçuş sistemleri karıncalarla aynıdır toplu halde uçarlar. Kanat yapıları karıncalara göre bir hayli uzun ve geniştir. Uçuş sonrası çiftlestikten sonra genel olarak kanatlarını dökme eğilimindedirler karıncalarla bence aralarındaki en. Temel farklardan biri çiftleştikten sonra ERKEKLER ÖLMEZ bir ömür beraber yaşamaya devam ederler ❤️ Uçuş sonrası hemen termit çifti yuva kazarlar yuvalarının karınca yuvalarından farkı kilimsi bir topraktan yapılması ve aşşagı degil dikine yukarı cıkmasıdır. Islak killi toprağı ağızları ile duvar oluşturacak sekilde tüneller yaparlar Basit bir yuva yaptıktan sonra kraliçe yumurtlamaya başlar (termitler karıncalardan çok daha fazla yumurtluyor genelde) kraliçe yumurtlama döneminden sonra bir daha yerinden ayrılmaz ki zaten bir süre sonra ayrılamaz hale gelicektir zaten ki sebebi şudur kralıcenin abdomeni bir süre sonra aşırı büyüyüp devasa boyutlara (yaklaşık kendi boyununun 2 3 misli) ulaşacağından hareket kabiliyeti aşırı kısıtlanacaktır bu sürecte. Erkeği her zaman yanında olup gerek korunmasına gerek bakımına ger türlü ilgili goşterecektir ❤️ TERMİTLERİN YAPISI Yapı olarak anotomik bilgim olmasada karıncalardan farklarını yazmaya çalışacağım Termitlerde göz bulunmaz karıncalarda vardır genel olarak gozlemlediğim kadarı ile. Fotoreseptörleride bulunmuyor (fotoreseptörler karıncalarda. Formicae ailesinde sıklıkla görülür başın hemen üst kısmında doğrusal olmayan üc nokta şeklinde bulunur. Karıncaların ışığa hassaslığının sebebi bu 3 noktadır ışık lı ortamda karıncayı uyarır ve karanlık bölgeye gitmesini sağlar aynı sistem termitlerdede var süphesiz gakat kafa yapılarında buna rastlayamadım) Termitlerin kafaları daha iri ve genel anlamda çeneleri karıncalardan daha kuvvetlidir Termitler tamamen kör oldukları için feromon sistemleri ile duygu analizi yön tayini mesajlaşma yeteneği daha gelişmiştir YUVA YAPILARI Yuvaları genelde. Dikey uzanır ve yükselir Karıncalar gibi derine kazmazlar yuvalar yukarı yükseldiğinden inşaat ustası gibi duvar örüp (kil ve toprak kullanarak) koloninin ihtiyacına göre kat çıkarlar Yanlış hatırlamıyorsam amerikanın bazı bölgelerinde insan boyundan uzun termit yuvaları görmek gayet normal karsılanıyor Türkiyede ise kendi gözümle görmedim fakat bazı videolarda ufak termit yuvalarına denk geldim Şimdilik yazacaklarım bu kadar ilerleyen günlerde konuyu resimlerle örneklendirip bilgimi arttırıp editleyeceğim bilgisi olan arkadaşlar paylasmaktan cekinmeyin yanlısım varsa düzeltmeye hazırım herkese iyi forumlar 🙂
  3. 3 points
    Su Yoncası Özellikleri Bilimsel ismi: Marsilea minuta Doğal yaşam alanı: Afrika Kıtası' nın tamamında, Kuzey Amerika’ da, Avustralya’ da ve Asya’ nın tropik kısımlarında görülür. Sığ su birikintilerinde, nehir kıyılarında ve düşük rakımlı pirinç tarlalarında kendiliğinden çıkar. Durgun suları sever. Amfibi bir bitkidir. Kısmen ya da tamamen suya batmış bir vaziyette yaşamını sürdürebilir. Bakım zorluğu: Kolay Boyu: 2-6 santimetre Aydınlatma: Orta seviye Yerleşim: Zemin bitkisi Sıcaklık: Tolere edebileceği sıcaklıklar 18 ile 29 santigrat derece arasıdır. pH: 6-7.5 Su sertliği: 3-8 dGH Büyüme hızı: Yavaş Marsilea Minuta, eğrelti otu ailesinden bir bitkidir. Genellikle bodur su yoncası olarak adlandırılır. Hindistan’ dan Brezilya’ ya kadar birçok tropik ülkede görülür. Taban malzemesi olarak ince taneli kum kullanılması daha uygundur. 3-5 santimetre kalınlığında ince kum tabakası oluşturulmalıdır. Aydınlatma yoğun olursa sık bitki örtüsü oluşur. Aydınlatmanın düşük olması halindeyse bitki yayılmaktansa boyuna uzamayı tercih eder ve yonca benzeri yapraklarının suyun üstünde yüzdüğü görülür. Marsilea Minuta bitkisini dikmeden önce bir tepsi hazırlayın ve içine kağıt peçete yerleştirin. Bitkiyi keskin bir makasla küçük parçalara ayırın. Birkaç sapın bir arada kesilmesi dikilmesini kolaylaştıracaktır. Kesip tepsiye koyduğunuz bitkilerin üzerine ıslak kağıt peçete serin ve akvaryuma koymadan önce kurumalarını engelleyin. Bitkileri dikmek için bir cımbız kullanın. Taban malzemesinin içine yavaşça batırın, köklerinin tamamen kaplandığına ve yapraklarının kumun dışında kaldığına emin olun. Bitkiler arasında 1-2 santimetre boşluk bırakarak dikime devam edin. Marsilea Minuta Bakımı Marsilea minuta popüler akvaryum bitkilerindendir, çünkü çok az bakıma ihtiyaç duyar. İster tamamen ister kısmen suyun içinde kalacak şekilde yetiştirilebilir. Işık şiddeti orta seviyede olmalıdır. Düşük ışıkta boyuna uzar ve yaprakları su yüzeyinde yüzmeye başlar. Taban malzemesi zengin içerikli, ince taneli ve 4-5 santimetre kalınlığında olmalıdır. Doğru şartlar sağlandığında sürgünler oluşturarak akvaryum tabanını tamamen kaplar. Yavru balıklar için bir korunak bölge oluşturur. Sudan zıplayan balıkları bu davranıştan alıkoyabilir. Marsilea minuta nasıl yayılır? Sürgünler oluşturarak yayılır. Akvaryum gübresi, karbondioksit takviyesi ve doğru aydınlatma ile istenilen verim elde edilebilir. Daha hızlı yayılmasını istiyorsanız yetişkin bitkiden parçalar kesin ve bu parçaları birbirinden 2-3 santimetre uzağa dikin. Bu işlemi yaparken bitkinin kurumamasına özen gösterin. Yeni bitkiler birkaç gün içinde kök oluşturarak kendini toprağa gömecektir. Mikro ve mega sporlarla nadiren de olsa eşeyli üreme gösterir. Asıl büyümesini yeni sürgünlerle gerçekleştirir.
  4. 2 points
    Herkese merhabalar hoş geldiniz bu forumun kurulma amacı böcekten balığa kuştan köpeğe bütün hayvanları ve onları çok seven sahiplerini bir arada toplamak . Siz değerli hobiciler bu forumda aradığınız her şeyi bulabilirsiniz bizim eklemeyi unuttuğumuz bir bilgi olursa affınıza sığınırız siz eklerseniz başka bir ihtiyaç sahibi de yaralanır. Tekrardan hepiniz hoş geldiniz 😄
  5. 2 points
    Herkese merhabalar, Ben Mehmet yaş 30 izmirliyim. bazı forumlarda ArmondoTENATZ olarak kayıtlı kullanıcıyım. Görenler bilir. Mesleğim makine mühendisi. Mesleğimle ilgili youtube kanalına sahibim.( Mühendis Medya ) karınca hobisi ile ilgili yardım etmek ve bilmediğim konular denk gelirse bilgi almak için forumlarda takılırım. Arada bir girer dolanırım. Belki forum içinde günlük tutma yeri varsa forumun aktifliğine göre bazı kraliçe türlerinin günlüklerini tutabilirim. İyi forumar.
  6. 2 points
    Sistem şu karıncalar yönlerini ve birbirlerini feromonlarla buluyorlar genelde oraya sürdüğün şey kokuyu engelliyen cinsten olduğu için karıncalar geçemiyorlar. Hani göremedikleri icin basmıyorlar gibi düşün ama her türde işe yaramaz bu onuda belirtiyim bazı türler az da olsa görür. Her neyse kokuyu engelleyecek her şey işe yarar tahminimce deneyebilirsin. Misal diş macunu belki işe yarayabilir hem kimyasal hen kokulu
  7. 2 points
    hoş geldiniz sizi aramızda görmek bir zevk
  8. 2 points
    Artık forumda puan biriktirerek "Üye Mağazası" bölümünden hediyelerinizi alabileceksiniz. Ayrıca forumdaki diğer üyeler ile puan alış-verişi yapabilirsiniz , birbirinize puan gönderebilirsiniz. Puan kazanma çizelgesi aşağıdadır... Puan Çizelgesi ; Günlük : 20 Puan Haftalık : 50 Puan Aylık : 100 Puan Açtığınız her konu için : 2 Puan
  9. 2 points
    Latin Adı: Formica Cunicularia Seviye: Başlangıç Bulunduğu Bölgeler: Avrupa genelinde, Kuzey Afrika Kraliçe Boyu: 9-11 mm siyah kızıl İşçi Boyu: 4-6,5mm siyah kızıl Asker: Yok Erkekler: 9-10mm siyah Beslenme: Ballı Su-Böcekler Sıcaklık: Yaşam alanı (21-24°) Beslenme alanı (18-28°) Nem: Yaşam Alanı (%50-60) Beslenme alanı (%30-50) Kış Uykusu: Ekim başı - Mart sonu Çiftleşme Uçuşu: Haziran - Ağustos Koloni Boyutu : 2000 işçi *Bilgi* Tercih edilen habitatlar: Farklı jeolojik fosillerde daha nadir ve yarı kurak otlaklar, daha nadiren aşırı derecede xerotermik otlaklar ve ayrıca yol veya demiryolu kenarları dahil olmak üzere kaba, kırsal veya rahatsız habitatlar. F. rufibarbis’ in aksine daha gelişmiş bitki katmanlarına sahip olan ve daha az sıklıkta kentsel bölgeyi istila eden, tınıtsız topraklarda daha sık görülür. Koloni temeli genellikle tek cücelerle, aynı zamanda pleometrotiktir. Orta derecede kalabalık olan yuvalar, genellikle 1000 - 1800 işçi, bazen çok poliginöz, ancak polidom kolonileri bilinmiyor (grubun tüm üyelerinde olduğu gibi). Genellikle basit toprak yuvalarında yaşar, daha az ot tabakası olan düzenli otlaklarda, yetersiz otlaklarda yüksek miktarda maden toprağı inşa eder. Genellikle çekingen ve kaçak, ancak büyük işçileri olan kalabalık yuvalar yuva savunması sırasında çok agresif olabilir. Bölgesel değil. 50 ° C'ye kadar olan yüzey sıcaklıklarında, özellikle açık yüzeylerde ve bitki katmanlarında yaaşarlar
  10. 2 points
    Latin Adı: Messor Minor Hesperius Familya: Myrmicinae-Pheidolini Seviye: Başlangıç türü "Uygun sıcaklık ve besinler sağlandığında" Bulunduğu Bölgeler: Güney Avrupa, Afrika Kraliçe Boyu:15-18mm Parlak kırmızımsı siyah İşçi Boyu: 3-14mm Parlak kırmızımsı siyah Erkek Boyu: 7-8mm Siyah Beslenme: Tohumlar-Böcekler Nem: Yaşam alanı (%50-70) Beslenme alanı (%30-50) Sıcaklık: Yaşam alanı (21-26°) Beslenme alanı (25-30°) Kış Uykusu: Kasım-Şubat Koloni Boyutu: 10.000 üstü Yaşam Alanı: Akrilik, Ada *BİLGİ* Messor Hesperius,her çeşit küçük tohum toplayan ve tohumları çiğneyerek "Karınca Ekmeği" denilen besini üreten Messor türüdür. Su ihtiyaçlarının çoğunu tohum ve böceklerden karşılarlar. Bazı durumlarda koloninin daa sağlıklı gelişmesi için bal-su karışımı ile desteklenebilirler. Biraz ender ancak güzel bir türdür. Thoraxlarındaki koyu kırmızılık kendilerine ayrı bir çekicili katar.
  11. 1 point
    Acele etme nisanın ilk haftası doluşur karınca
  12. 1 point
    Sanş işi. Ama bugün hava soğukmuş dediklerim biraz iddialı olmuş yarin bursada hava 20 derece pazartesi 23 civarı o zamanlar olabilir
  13. 1 point
    eskideki gibi üçümüz :) çok mutlu oldum şu an
  14. 1 point
    :))) Bayadır foruma girmiyordum. Bu siteyi nerden buldum bilmiyorum ama açınca karıncaçiftliğinden kullanıcılar var. Kayıt olurken kullanıcı adımı yanlış yazmışım. Karınca çiftliğinden bizmoshow ben. Osman da mı burada? @kokunc99 :)))
  15. 1 point
    bursa başlamış olabilir tam hakim değilim fakat 10 gün sonra vb birkaç türün uçuşları başlayabilir
  16. 1 point
    Sezon daha yeni başlıyor bu kadar aceleci olmaya gerek yok sıcak ve yüksek nemli havalarda biraz daha dikkatli yürüyüşler yapın
  17. 1 point
    Siz her türlü proteini vermeye devam edin. 6 gibi düşük bir rakama sahip koloniler genelde yuvalarına taşımazlar. Sizler yemiyor görürsünüz ama onlar siz farkında olmadan yiyorlardır. 10 işçi yada fazlası olduğunda yuvaya taşıma olayı başlıyor. Yine de her zaman olmuyor. 6 civarı işçisi olan kolonilerimden bazıları yiyeceği taşımak yerine kraliçe çıkıp yiyordu. Sanırım bazı kraliçer otoriter olamıyor 🙂 Bu bir sorun değil zamanla düzelir. Ayrıca her tür yiyecekten verin ki tek tipe alışmasından un kurdu verilmediği için hiç dokunmayan kolonilerde biliyorum. Arada çıkabiliyor.
  18. 1 point
    İsmi Kırmızı yazılanlar Admin, Yeşil Yazılanlar Moderatör geri kalanı üye
  19. 1 point
    Öncelikle hoşgeldin dostum konuşmalarında daha nazik ol.Ata Serin forumun kurucularından biri
  20. 1 point
    Karınca popülasyonu olarak güzel bir yerden katılıyorsun aramıza hoş geldin
  21. 1 point
    16 yaşımdayım Kocaeliliyim Amatör olarak hobiye başlayalı 2. sene oldu karıncalara ve yılanlara karşı ilgiliyim
  22. 1 point
    tetra kraliçesinin abdomeni misket gibi oluyor bu boğumlu biraz ve biraz daha büyük gibi geldi fotoğraftan tetra olmadığı düşüncesindeyim
  23. 1 point
    Hoş Geldiniz iyi ki geldiniz
  24. 1 point
    Bu hobide çok insan tanıdım birçok insanla aynı şehirde oturur kalkarım, senin yerin farklıdır gerçekten aramıza gerçekten hoş geldin acayip mutlu ettin beni
  25. 1 point
    Güzel ve sıcak bir aile ortamı hazırlamamıza ortak olduğun için teşekkürler dostum hoşgeldin


×